29/8/2007 - sEvdiğim ŞaRkılar *** |
|
Karanligin içinde Yandi gözbebeklerim İlk önce gözlerini gördüm İlik rüzgarlar misali Tenin degdi tenime Belki bin dafe yanip yanip söndüm Bir yanda sen Bir yanda tövbeler Bir yanim karsi koyar Bir yanim ister
Serserim benim Deli dolu sevgilim Kor gibi sicak Ya da sular gibi serin
Gelme uzak dur Korkuyorum çok Çilginlik bu Halim yok
| | | |
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
29/8/2007 - Kitap ObuRlaRına PınaR'dan ÖneRileR |
Bu gün sizlere farklı damarlardan tutunan bir yazarı tanıtmak istiyorum...
Okuduğum her eserinde aldığım tada doyamadığım, tekrar tekrar okunası eserlere imza atan ELİF ŞAFAK!
Birileri çok eleştirdi, çok konuşuldu ismi ERMENİ meselelerinde... Ancak kitabını alıp okumadan tabii... Eleştirmek için bilgi sahibi olmanın gerekliliğini unutarak eleştirildi Elif Şafak...
Şahsiolarak çok severek okuduğum yazarımızın, gerek tüürkçeyi kullanışı, gerek cümlelere odaklanışı gerekse konunun bütünlüğü içinde farklı coğrafyalardan farklı kültürleri entegre ederek okura sunması taktire değer bence...
İlk okuduğum Kitabı "BABA VE PİÇ" idi... Damağımda hala tadı var.
Sonra bir biri akabinde *ARAF * MAHREM *PİNHAN *BİTPALAS * MEDCEZİR * ŞEHRİN AYNALARI (Şu anda okumaktayım) ...
Kesinlikle kitap oburlarına tavsiyemdir.
| Şehrin Aynaları |
|
|
Elif Şafak
Emin değilim anlaşılmak istediğimden... "Kimdim ben?" Katil ve kurban. Ellerimde başkalarının kanı var, başkalarının ellerinde de benim kanım. Bir cinayet işledim; belki de pek çok cinayet işledim. Nasıl olsa bütün ipuçlarını temizledi hafızam. Bir cinayete kurban gidiyorum. Belki de pek çok cinayete kurban gidiyorum. Nasıl olsa inanmıyorum ardımdan tutulacak mateme. Katillerimin yüzlerini seçemiyorum; isimlerindense geride harfler kalacak sadece. Anlatılacak çok şeyim olsa da, emin değilim anlaşılmak istediğimden. Elif ŞafakSİTE:www.kitapyurdu |
| Pinhan |
|
|
Elif Şafak
Döndü halka/ döndü olanca hızıyla/ toprak ki siyah bir halka idi/ ve geceye saklanırdı bazen/ tuttu su ile karıştı/ su ki sarı bir halka idi/ rengiyle dalaşırdı bazen/ tuttu toprağı kucakladı/ eğildim suya baktım/ suda kendimi gördüm/ kendimi sen sandım/ sarılmak için/ atıldım/ köprüye hıncım yalan imiş/ onu yıkarken suya karışan/ ben oldum Bir de baktım ki/ ben ben değilim artık/ sûretim başka bir sûret/ ismim bir başkasının ismi/ gönlüm ne yöne akar/ ben ne yöne/ verdiğin emaneti yitirdim yollarda/ hata ettim/ kusur ettim/ affola... Elif ŞafakSİTE |
| Bit Palas |
|
|
Elif Şafak
Bit Kadar Küçük Bir Fikir Geldi Aklıma
"Öyle bir şey yap ki, bir daha buraya çöp dökmek istemesinler. Hadi şeker. Beynini çalıştır. Bulursun sen bir şeyler," dedi rakısını gene benden önce bitirirken. Arkama yaslanıp, bir sigara yaktım. Nedense karıncalar yok bu akşam. Soluduğum duman havaya karışırken, aniden, kendiliğinden, küçük, bit kadar küçücük bir fikir geldi aklıma.
"Ama çöp, zannettiğimiz kadar kötü bir şey değil. Çünkü ben steril hayatların çok tehlikeli olduğunu, faşizme açılan kapı olduğunu düşünüyorum. Yani bir sürü insanı ayıklayan steril zihniyetlerin ve bunu pompalayan yaşam anlayışının sorgulanması gerektiğini düşünüyorum. Onun için yapılması gereken şey birinci olarak hem okuru hem kendimi içerideki pislikle yüzleştirmek. İkinci olarak da pisliğin zannettiğimiz kadar pis bir şey olmayabileceğine dair bir soru işareti atmak."
|
|
Araf |
|
|
Elif Şafak
Kim gerçek yabancı - bir ülkede yaşayıp başka bir yere ait olduğunu bilen mi, yoksa kendi ülkesinde yabancı hayatı sürüp, ait olacak başka bir yeri de olmayan mı?
İsimlerin yabancı memleketlere ayak uydurma sürecinde muhakkak bir şeyler eksilir - bazen bir nokta, bazen bir harf ya da vurgu. Yabancının isminin başına gelenler pişmiş tavuğun olmasa da pişmiş ıspanağın başına gelenlere benzer - ana malzemeye yeni bir tat eklenmesine eklenmiştir de kalıpta gözle görülür bir çekme olmuştur bu arada. Yabancı işte ilk bu fireyi vermeyi öğrenir. Yabancı bir ülkede yaşamanın birinci icabı insanın en aşina olduğu şeye, ismine yabancılaşmasıdır |
|
Baba ve Piç |
|
|
Elif Şafak
Cevriye Teyze: "Bizim sorunumuz sürekli yanlış anlaşılmak. Batılı zannediyor ki Türkler de Araplar'a benzer. Niye? Biz kendimizi gösteremediğimiz için. Bir kişi bir kişidir demeden anlatacağız. kendimizi Batılara."
Nihilizm Manifestosu'ndan: "İnsanların ezici çoğunluğu asla düşünmez, düşünenler de olsa ezici çoğunluk olmaz. Ayrımı gör! Tarafını seç!"
Jinekolog: "Yapmayın böyle... her şey yolunda gidecek merak etmeyin. Sadece uyku. Uyuyacaksınız, rüya göreceksiniz, daha rüya bitmeden biz sizi uyandıracağız ve sonra evinize gideceksiniz. Bir daha hiçbir şey hatırlamayacaksınız."
Nar ağacı: "Merak etme. Anlatacağım hikâye hazin gelebilir ilk başta ama mutsuz sayılmaz..."
Şuşan Nine: "Ancak bir Ermeni sayıca böylesine azalmanın, azıcık kalmanın ne manaya geldiğini anlayabilir. Budanmış bir ağaç gibi küçüldük... Rose özgürdür elbette, istediği adamla çıksın, hatta evlensin, bizi alakadar etmez. Ancak Barsam'ın evladı Ermenidir ve Ermeni gibi yetiştirilmelidir."
Gassal: "Kadın sen aklını mı kaçırdın? Bizim dinimizde yok öyle herkes görsün diye alıp eve götürmeler! Komşularınız illa da rahmetliyi görmek istiyorsa, gidip mezarını ziyaret etsinler."
Nüfus Memuru: "Madem öyle, münasip gördüğünüz ilk isme de saygıda kusur etmeden ufak bir değişiklik yapalım. Levon'a yakın bir isim gene ama bariz surette müslüman olsun. Levent nasıl mesela?"
Ohannes İstanbuliyan: "Lütfen oku. Eğer iyi değilse yak hepsini. Söz veriyorum sana sebebini bile sormayacağım. Ama eğer beğenirsen, Şafak Matbaasındaki Garabed Efendi'ye götür."
Ağulu Bey: "Ama hikâyenin en önemli kısmını kaçırdınız. Onu da öğrenmek isterseniz söyleyin yeter çünkü biz gulyabaniler her şeyi biliriz. Oradaydık."
İkinci Şoför: "Olmaz öyle şey. Cenaze arabasının önüne kadın oturtmam." | |
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
26/8/2007 - Ya bu kitabı okuyun ya da bu filmi izleyin: Mutluluk |

Yönetmen: Abdullah Oğuz Oyuncular: Talat Bulut (İrfan), Özgü Namal (Meryem), Murat Han (Cemal), Lale Mansur (Aysel) Yapım: 2007 Türkiye Süre:95 Dk Türü: Dram İmdb Notu: - Gösterim Tarihi: 16 Mart 2007
Konu : Türkiye’de olduğu kadar dünyada da büyük yankı uyandıran Zülfü Livaneli’nin “MUTLULUK” adlı kitabının sinema uyarlaması… Film, Meryem’in perişan ve baygın halde, bir göl kenarında bulunmasıyla başlar. Ailesi kızlarının bir namussuzluk yaptığını düşünerek töre gereği öldürülmesine karar verir. Öldürme görevi ise yakın akrabası Cemal’e verilir. Çıktıkları ölüm yolculuğunda, Meryem ve Cemal’in yolları, Profesör İrfan Kurudal’la kesişir. Bu karşılaşma üçünün de kaderlerini değiştirecek mutluluğa doğru bir yolculuğun başlangıcı olur.
|
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
23/6/2007 - rekor denemesi |
'Kertenkele Adam' olarak bilinen Erik Sprague ile 'Dünyanın en uzun tırnaklı kadını' unvanına sahip Lee Redmond |
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
23/6/2007 - 2 tane ampul yutmuş olan bir yılanın röntgeni |
|
2 tane ampul yutmuş olan bir yılanın röntgeni |
| • 1 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
23/6/2007 - 'Kertenkele Adam' olarak bilinen Erik Sprague ile 'P |

'Kertenkele Adam' olarak bilinen Erik Sprague ile 'Pörtlek gözlü' lakabına sahip olan Jalisa Thompson |
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
23/6/2007 - azmin zaferi |
'Deprem Kız' Altın Koza'yı Kazandı
17 Ağustos 1999 depreminde enkaz altında boynu bükük fotoğrafıyla hafızalara kazınan Ömür Kınay (28), Mevlana'nın 7 öğüdünü anlattığı kısa metrajlı filmiyle 14'üncü Altın Koza Film Festivali'nde "En İyi Deneysel Film Ödülü"nün sahibi oldu. Yaşantısına tekerlekli sandalyede devam eden Kınay'a ödül getiren filmin adı ise, Arapça'da "Ol" anlamına gelen "Kün". İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Tasarım Bölümü 2'nci sınıf öğrencisi Ömür Kınay, final ödevi olarak hazırladığı filmiyle daha önce İnönü ve Yıldız Teknik Üniversitesi'nde düzenlenen kısa film festivallerinde de ödüller aldı. Mevlana'nın 7 öğüdünü 3 dakika 20 saniyelik kısa metrajlı filmle sunan genç kız, güçlü sembolik anlatımlarla izleyiciyi düşünmeye itiyor. Ömür Kınay, filminin içeriğiyle ilgili şu bilgileri verdi: "Mevlana'nın 7 öğüdü; 'Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol, şefkat ve merhamette güneş gibi ol, başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol, hiddet ve asabiyette ölü gibi ol, tevazu ve alçakgönüllülükte toprak gibi ol, hoşgörürlükte deniz gibi ol, ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol' şeklinde sıralanıyor. Mevlana'nın öğütlerini anlatırken simgesel ve çarpıcı görselliği seçtik." BAYÜLGEN SESLENDİRDİ
Semazen gösterilerine de yer verilen filmde, Mercan Dede'nin albümünde Ceza ile beraber yaptığı Ab-ı Nafi adlı parça da kullanıldı. Mevlana'nın 7 öğüdünü ise, ünlü şovmen Okan Bayülgen seslendirdi. Türkiye'de engelli olarak yaşamanın zorluğuna dikkat çeken Kınay, sözlerini şöyle tamamladı: "Her türlü zorluğa rağmen azmettim ve başardım. Bu ödülü ben engelli olduğum için değil, iyi bir eser ortaya koyduğum için aldım. Bugün aynı filmle aldığım bu 3'üncü ödül."
|
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
23/6/2007 - ŞAKA MI BU? Memura 1 YTL limitli kredi kartı |
Memura 1 YTL limitli kredi kartı
İzmir Adliyesinde görev yapan bir devlet memuruna bir banka, 1 YTL limitli kredi kartı gönderdi. 1 YTL'lik limit nedeniyle şaşkına dönen memur Göksel E, bankanın uygulamasına anlam veremediğini söyledi. Göksel E, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 3 yıllık devlet memuru olduğunu belirtti. Bankaya babası adına çektikleri 3 bin YTL'lik kredi işlemi için gittiğini kaydeden Göksel E, yaşadıklarını şöyle anlattı: ''Kredi kartım olup olmadığını sordular. Kredi kartımın olmadığını söyleyince 'O zaman size bir kredi kartı verelim' dediler. Gönderdikleri kredi kartı geldi. Limitini kontrol etmedim. Markete alışveriş yapmaya gittim. Alışveriş sonunda kredi kartımı verdim. Market görevlisi limitimin yetersiz olduğunu söyledi. Önce, 'Acaba bir yanlışlık mı oldu?' diye düşündüm. Daha sonra bankanın kartla birlikte gönderdiği, limit miktarının da yer aldığı evraka baktım ve kartımın 1 YTL limitli olduğunu gördüm.'' Kredi kartı veren şubeye yeniden gittiğini kaydeden Göksel E, ''Bana 1 YTL'lik kredi kartı göndermişsiniz dedim. Banka görevlisi, '1 milyon YTL'lik olamaz? Bir yanlışlık olmuştur' şeklinde yanıt verince, yalnızca 1 YTL'lik dedim. Kontrol ettiler ve ileride kart limitinin artabileceğini söylediler'' dedi. Kredi kartını iptal ettirdiğini kaydeden Göksel E, ''Bankanın ne yapmak istediğini anlayamadım. 1 YTL ile ne alınabilir ki? 'Size kart veremeyiz' deselerdi daha iyi olurdu. Üstelik kullandığım takdirde 30 YTL'lik de masraf alacaklarmış'' şeklinde konuştu. Konunun iş çevresinde duyulması ve espri konusu yapılmasından rahatsız olduğunu da anlatan Göksel E, şöyle devam etti: ''Bazı arkadaşlarım, bankanın elinde geleceği gören cihaz bulunduğundan şüphelendiklerini, bazıları da kredi kartı limitimle seçimlerden sonra 1 litre mazot alma olasılığımın olduğunu söylüyorlar. Son derece güven sarsıcı ve gurur kırıcı bir durum. Dava açmayı düşünüyorum'' dedi. Öte yandan Göksel E'ye bankadan kredi kartıyla birlikte gönderilen yazıda, ''Limitiniz 1 YTL.... Taksitle alışveriş yapabilir, her alışverişten c..-para kazanabilir ve c... paralarınızı Türkiye'nin en geniş üye iş yeri ağında dilediğiniz gibi harcayabilirsiniz... Keyifli alışverişler dileğiyle...'' şeklindeki ifadeler dikkati çekiyor.
|
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
|
Hakkımda
Bu blog içimden gelen sesi yansıtıyor... Eğer iyi dinlersen duyabilirsin kişiliğimin melodisini.
Kategoriler
Arkadaşlarım
• ishukuku • pazarlama • nejlagunes
|